• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 18 °C
  • İzmir 17 °C
  • Konya 21 °C

‘Atanamayan öğretmen sorununun kaynağı eğitim fakülteleri’

‘Atanamayan öğretmen sorununun kaynağı eğitim fakülteleri’
Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yunus Koç’tan ‘atanamayan öğretmenler’ tartışmasına ezber bozan bir yaklaşım geldi.

Doç. Dr. Koç, “Sorunun kaynağı 1992’den bu yana hızla artırılan ve mezunlarının kendisini ‘ben mutlaka öğretmen olacağım’ ya da eğitimcilerin ve bazı sendikaların ‘siz mutlaka öğretmen olacaksınız’ diye şartlandırdığı eğitim fakülteleridir.” dedi. Doç. Dr. Koç, eğitim fakültesinden her mezun olanın öğretmen olamayacağına dikkati çekerek, ancak öğretmen olmak için gerekli eğitimi aldığının varsayılacağını vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kısa süre önce “Öğretmen ihtiyacımız 120 bin. Aradığımız branşlarda yeterince mezun yok. Belli bir kaliteyi tutturmamız lazım. 120 binlik açığı kapatmayı bir yılda istesek dahi belli kalitede, aradığımız branşlarda öğretmen yok” açıklamasında bulundu. Atanamayan öğretmen sorununa dikkat çeken Doç. Dr. Yunus Koç, “Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda kurulan çok sayıda üniversitede temel fen ve beşeri bilimlere ait çok sayıda bölüm açıldı ve hatta bunlardan bazıları ikinci öğretim dahi yapmaya başladı. Bu kadar mezun veren fizik, kimya, biyoloji, sosyoloji, tarih ve felsefe bölümlerinden bazılarında bu sene kontenjan açığı yaşandı.” diye konuştu.
Her bir alanın bir de
‘öğretmenlik’ bölümü açıldı
Her gün yazılı ve görsel medyada bir ‘atanamayan öğretmen’ haberi olduğunu vurgulayan Koç, “Peki ne demek ‘atanamayan öğretmen?’ Peki sorunun kaynağı nedir derseniz, sorunun kaynağı 1992’den bu yana hızla arttırılan ve mezunlarının kendisini ‘ben mutlaka öğretmen olacağım’ ya da eğitimciler ve bazı sendikalarca ‘siz mutlaka öğretmen olacaksınız’ diye şartlandırdığı eğitim fakülteleridir. “ dedi. Eğitim fakülteleri ve bağlı bölümlerin sayıca hızla artmasının 1990’lı yıllara kadar sürdüğünü kaydeden Koç, “Zamanla, edebiyat veya fen fakültelerinde yaşanan öğretim elemanı kadro sorunlarına çözüm bulmak, sonradan da artık rekabet ve dönemin YÖK baskısıyla eğitim fakültelerindeki bölüm sayıları arttırıldı ve her bölüm öğrenci almaya başladı. Her bir alanın bir de ‘öğretmenlik’ bölümü açıldı. Bunun sonucu olarak ve tedricen fen ve edebiyat mezunlarının öğretmen olma şansları ellerinden alındı. Zira artık palazlanan ve kendilerine dönem dönem yanlış politikalar sonucu muhtaç olunduğu zannedilen eğitim fakülteleri, kendi mezunlarını vermeye başladıkça fen ve edebiyat mezunlarına verilen eğitim sertifikası, ya da formasyon programları verilmez oldu” şeklinde konuşu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete Haber Vaktim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73